KALPSİZ's profileBÜYÜK AŞKLAR HEP KAVGAYL...PhotosBlogListsMore Tools Help

KALPSİZ

Location
BEN SERHAT. 28 YAŞINDA, ÜNİVERSİTE MEZUNU, YANLIZ YAŞAYAN BİRİRİM. TANIŞMAK İSTEYENLERİ BEKLİYORUM.
chatlaq44@hotmail.com
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).

BÜYÜK AŞKLAR HEP KAVGAYLA BAŞLAR

"İnanma Yalan Dostum Aşk Diye Birşey Yok"
   

  YORUM BIRAKMADAN ÇIKACAKSAN BİRKEZ DAHA DÜŞÜN.

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Arzuwrote:
Image Hosted by Resim-Yukle.com
Mar. 6
Arzuwrote:
[url=http://www.resim-yukle.com][img]http://www.resim-yukle.com/img01/18/284620cdc224da2ef211c12c86044646a04feb.jpg[/img][/url]
Mar. 6
Feb. 16
Feb. 12
Hi... I don't understand what you write because I'm italian.. but that's ok! I like your space...have a nice day! bye..
Feb. 12
Jan. 31
Gioulywrote:
ziyaretiniz icin cok tesekkur ederim
Glitter Graphics

Thank You Glitter Graphics

Jan. 31
KALPSİZwrote:
Jan. 29
No namewrote:
senin şirin güzel ama aşka inansan yada seni buduruma koyanlar utansın
Jan. 28
Jan. 26
bestewrote:
ELLERİNE SAGLIK.GÜZEL.OLMUŞ  
Jan. 26
SİBELwrote:

Image and video hosting by TinyPic
Jan. 26

Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler... Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler.  Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş  ve: –Bu ateş aydınlatıcı bir şey!, demiş..

 İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş.. Demiş ki: –Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!

 Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş, Biraz daha biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş… Şöyle demiş: –Ve bu ateş yakıcı bir şey!

     Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş.   Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş. Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş. Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş. ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek “poff !” diye ortadan kayboluvermiş… Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş…  

Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!…

 

 

 

   

Jan. 26
Hasan KAYAwrote:
YİTİRDİKLERİNİ ARAYACAK CESARETİN VARSA BULACAK ŞANSIN DA OLACAKTIR MUTLAKA
Jan. 25
slm resim için tşk ederim ama ben yaşıyorum :)
Jan. 22
konuk defterime koyduğun resim için teşekkür ederim saol :)
Jan. 20
Jan. 19
ft.ak_swrote:
Belkide bilmiorum...:D
Jan. 17
Photo 1 of 9
January 26

HÜZÜNSÜZ SEVİNÇ, SEVİNÇSİZ HÜZÜN YOK

 

Gecikmiş ödemesini yapabilmek için erken geldi postaneye… Daha açılmamasına rağmen küçük bir grup bekliyordu kapının önünde… O da dâhil oldu bekleyenlere…

Biraz durduktan sonra böyle boş boş bakmanın anlamsız olduğunu düşündü, çantasından çıkardığı bir dergiyi okumaya başladı… Beklemeyi değerlendirmenin yanında birilerine de örnek olmuş olacaktı böylelikle… Küçük şeyler gibi küçük zamanlar da kıymetlidir, değerlendirmelidir...

 Neyse ki memur geldi… Kasada para olmaması ve ilk sıralardakilerin para çekecek olmalılarından olsa ki memur bağırdı “para yatıracak var mı?” O da yatıracağı rakamı söyledi, hemen en öne aldılar… 

Yüzünde memnun olmuş bir tebessüm belirdi… İlk işi gibi giderse işleri rahat bir gün geçireceğine benziyordu… Hem gecikmiş ödemeyi yapmanın hem de çabuk yapmanın sevinciyle başka bir ödeme için yürüdü bankaya doğru… Uzaktan az insan var gibi görünüyordu, içeri girince yüzü ekşidi biraz; altmış kişiden sonra sıranın geleceğiniz yazıyordu elindeki kâğıt… 

Beklemekten başka çaresi yoktu, bekleyecekti… Bereket versin burada oturma yerleri vardı, boş bir yere otururken boşa da oturmamalı diye düşündü… Yan koltuğa bıraktığı yakın dostu çantasından çıkardığı kitabı okumağa başladı… Okuduğu öykülerden tebessüm ettiği de oluyordu… Güzeldi hayat, rahatı iyiydi! 

Bir zaman sonra bugün yapacağı işleri sıraladı, çantasındaki evrakları düzenledi, zihni de düzene girdi… Arada da sıra numarasına kayıyordu gözü, kaçmasın istiyordu sıranın…

 

Anlam veremediği sıkıntı bastı üzerine, gerginlik sardı benliğine… Ne olmuştu ki? 77’ye takılmıştı gözü, 81’e daha vardı?

 

Sıkıntı rahatsız etti kalktı, 82’nin söndüğünü 83’ün yandığını gördü… Gidiyordu bekleyişleri… Saniyelik anlarda o kadar sıkıldı ki! Postanedeki buyur edişi katladı buradaki kaybediş sıkıntısı… Oradaki kolaylığı buradaki zorluk izledi…  

İkilem ikiliğinde gitti geldi ayakları… Dalgınlığının kurbanı yüreği dalgalandı durdu… Ne yapmalıydı? 

77’nin önündeki memura kısa cümlelerle izah etti durumunu… Allah’tan geri çevirmedi isteğini… Rahat-rahatsızlık, huzur-huzursuzluk, sevinç-keder karışımı duygularla çıktı dışarı… Gün başlamıştı, kolay ve zor adımlarla yürüdü hayata… 

Bekleyişler başlangıçların öncüsü veya bir bedelin ödenmesi... Bedelsizliğin bedeli “bedel” den daha ağır… Kolay isteniyorsa zora razı olunmalı… Buyur edişler varsa yakındır terk edişler… Bedelsizlik dengesizliktir, bedel ödeterek dengeyi sağlar hayat…

Kolaylığın ve zorluğun uzak ve yakın gelgitleriyle dalgalanıyor hayat… Hüzünsüz sevinç, sevinçsiz hüzün yok… Okuyucusuna hayat kitabı, hikmetli satırlarla dolu… 

Boş değildir sırayı beklemek, beklemeyi dolduran bakıştır… Her gün yeni bir başlangıçsa, hayat yeniden yazılıyordur ve her gün ayrı bir nazarla okunmayı bekler hayat kitabı…

 

Peki  hiç düşündünüz mü ; Siz bu hayat kitabını yeterince okuyabiliyor musunuz  ?

 

January 21

FARK ARAMAK

NEDİR FARKLI OLMAK SİZCE?
DİĞERLERİNE BENZEMEMEK Mİ SADECE?
YADA YAPTIKLARIYLA DİĞERLERİNDEN AYRILMAK MI?
BENCE TÜM FARKLILIKLARA RAĞMEN SEVEBİLMEKTİR İNSANLARI,
SEVEBİLMEKTİR HAYATI HERŞEYE RAĞMEN.
VE FARKLI OLMAK FARKLI OLMAYA ÇALIŞMAMAKTIR BENCE.
HERKESİN FARKLI OLMAYA ÇALIŞTIĞI BİR DÜNYADA
DOĞAL KALABİLMEKTİR FARKLI OLMAK.
January 19

YAKILACAK MEKTUP

Sana bu mektubu uzaklardan yazıyorum..
Adresini çoktan unuttum..
Bir şiirin şişesine kalbimi koyup sulara bırakıyorum..
Ah benim eski türküm..
Ah benim hazin öyküm..
Yanlışım..
Yanılışım..
Ne yaptıysam seni mutlu edemedim.
Oysa bir kemanım vardı.
Birde sen..
Acımadın ezdin beni,
üzdün..
Hiç anlamadın!!
Yavrusuna yanan bir anne gibi içime gömdüm depremlerimi
Ceketimi alıp gittim
Derin derin iç çekişim bu yüzden
İnadına suskundum oysa..
İnadına vurgun..
Geç uslandım..
Sen göremedin ama..
Altı mosmor gözlerimle ıslandım..
En çok istavriti severdin
Sıkıp limonu maydanoza
Şaraba vururdun hani
Eski bir kasette bizim şarkımız alıp götürürdü seni
Salaş meyhanelerde ve kumsallardaki ayak izlerinde
Kırılan hayallerim,
Ümitlerim
Ve seni bekleyişlerim her yağmur akşamında..
Daha bir mutluyduk o günler..
Herşeye rağmen özgürdük..
Kitap alacak paramız olmasada
Ucuz tütün içsekte
Pahalıydı düşlerimiz..
Ne kadar çok isterdim şimdi bu şarkımı duymanı
Kanayan bir gül misali
Saçlarına taktığım
Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemani
Ki her notası hayatla yüzleşmenin ve ödeşmenin katranı
Hatırlarmısın parasız kalmıştık da bir gün
Kardeşinin kumbarasını boşaltıp konsere gitmiştik..
İmzasını almıştık sevdiğimiz sanatçının
Birlikte fotoğraf çektirmiştik
Bir şişe gazozu
Ve bir kaşarlı tostu bölüşmüştük
Hey gidi günler hey..
Az mı şiir yazdık ders kitaplarına
Otobüse biletsiz mi binmedik
Komayamı girmedik her beşiktaş maçında
Şimdi hastahane akşamının yorgun penceresin de
Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık
Ne kemanım var yanımda
Ne de sen varsın..
Mevsimlerden hüzün
Aylardan pişmanlık ve karanlık..
Sen ki bu mektubu saklayacaksın..
Öpüp öpüp koklayacaksın belki..
Ve artık gelmeyeceğimi bile bile bekleyeceksin..
Ah benim eski türküm..
Ah benim hazin öyküm..
Yanlışım..
Yanılışım..
Seni hiç üzer miyim..
Ben bu mektubu defalarca yazmış,
Defalarca yakmışım..!
January 16

HERŞEY SENDE GİZLİ

     Herşey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
 
                                    CAN YÜCEL
 

Video

 

Video