KALPSİZ's profileBÜYÜK AŞKLAR HEP KAVGAYL...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
chatlaq44@hotmail.com
|
BÜYÜK AŞKLAR HEP KAVGAYLA BAŞLAR"İnanma Yalan Dostum Aşk Diye Birşey Yok"
|
January 26 HÜZÜNSÜZ SEVİNÇ, SEVİNÇSİZ HÜZÜN YOK
Gecikmiş ödemesini yapabilmek için erken geldi postaneye… Daha açılmamasına rağmen küçük bir grup bekliyordu kapının önünde… O da dâhil oldu bekleyenlere… Biraz durduktan sonra böyle boş boş bakmanın anlamsız olduğunu düşündü, çantasından çıkardığı bir dergiyi okumaya başladı… Beklemeyi değerlendirmenin yanında birilerine de örnek olmuş olacaktı böylelikle… Küçük şeyler gibi küçük zamanlar da kıymetlidir, değerlendirmelidir... Neyse ki memur geldi… Kasada para olmaması ve ilk sıralardakilerin para çekecek olmalılarından olsa ki memur bağırdı “para yatıracak var mı?” O da yatıracağı rakamı söyledi, hemen en öne aldılar… Yüzünde memnun olmuş bir tebessüm belirdi… İlk işi gibi giderse işleri rahat bir gün geçireceğine benziyordu… Hem gecikmiş ödemeyi yapmanın hem de çabuk yapmanın sevinciyle başka bir ödeme için yürüdü bankaya doğru… Uzaktan az insan var gibi görünüyordu, içeri girince yüzü ekşidi biraz; altmış kişiden sonra sıranın geleceğiniz yazıyordu elindeki kâğıt… Beklemekten başka çaresi yoktu, bekleyecekti… Bereket versin burada oturma yerleri vardı, boş bir yere otururken boşa da oturmamalı diye düşündü… Yan koltuğa bıraktığı yakın dostu çantasından çıkardığı kitabı okumağa başladı… Okuduğu öykülerden tebessüm ettiği de oluyordu… Güzeldi hayat, rahatı iyiydi! Bir zaman sonra bugün yapacağı işleri sıraladı, çantasındaki evrakları düzenledi, zihni de düzene girdi… Arada da sıra numarasına kayıyordu gözü, kaçmasın istiyordu sıranın…
Anlam veremediği sıkıntı bastı üzerine, gerginlik sardı benliğine… Ne olmuştu ki? 77’ye takılmıştı gözü, 81’e daha vardı?
Sıkıntı rahatsız etti kalktı, 82’nin söndüğünü 83’ün yandığını gördü… Gidiyordu bekleyişleri… Saniyelik anlarda o kadar sıkıldı ki! Postanedeki buyur edişi katladı buradaki kaybediş sıkıntısı… Oradaki kolaylığı buradaki zorluk izledi… İkilem ikiliğinde gitti geldi ayakları… Dalgınlığının kurbanı yüreği dalgalandı durdu… Ne yapmalıydı? 77’nin önündeki memura kısa cümlelerle izah etti durumunu… Allah’tan geri çevirmedi isteğini… Rahat-rahatsızlık, huzur-huzursuzluk, sevinç-keder karışımı duygularla çıktı dışarı… Gün başlamıştı, kolay ve zor adımlarla yürüdü hayata… Bekleyişler başlangıçların öncüsü veya bir bedelin ödenmesi... Bedelsizliğin bedeli “bedel” den daha ağır… Kolay isteniyorsa zora razı olunmalı… Buyur edişler varsa yakındır terk edişler… Bedelsizlik dengesizliktir, bedel ödeterek dengeyi sağlar hayat… Kolaylığın ve zorluğun uzak ve yakın gelgitleriyle dalgalanıyor hayat… Hüzünsüz sevinç, sevinçsiz hüzün yok… Okuyucusuna hayat kitabı, hikmetli satırlarla dolu… Boş değildir sırayı beklemek, beklemeyi dolduran bakıştır… Her gün yeni bir başlangıçsa, hayat yeniden yazılıyordur ve her gün ayrı bir nazarla okunmayı bekler hayat kitabı…
Peki hiç düşündünüz mü ; Siz bu hayat kitabını yeterince okuyabiliyor musunuz ?
January 21 FARK ARAMAKNEDİR FARKLI OLMAK SİZCE?
DİĞERLERİNE BENZEMEMEK Mİ SADECE?
YADA YAPTIKLARIYLA DİĞERLERİNDEN AYRILMAK MI?
BENCE TÜM FARKLILIKLARA RAĞMEN SEVEBİLMEKTİR İNSANLARI,
SEVEBİLMEKTİR HAYATI HERŞEYE RAĞMEN.
VE FARKLI OLMAK FARKLI OLMAYA ÇALIŞMAMAKTIR BENCE.
HERKESİN FARKLI OLMAYA ÇALIŞTIĞI BİR DÜNYADA
DOĞAL KALABİLMEKTİR FARKLI OLMAK. January 19 YAKILACAK MEKTUPSana bu mektubu uzaklardan yazıyorum.. Adresini çoktan unuttum.. Bir şiirin şişesine kalbimi koyup sulara bırakıyorum.. Ah benim eski türküm.. Ah benim hazin öyküm.. Yanlışım.. Yanılışım.. Ne yaptıysam seni mutlu edemedim. Oysa bir kemanım vardı. Birde sen.. Acımadın ezdin beni, üzdün.. Hiç anlamadın!! Yavrusuna yanan bir anne gibi içime gömdüm depremlerimi Ceketimi alıp gittim Derin derin iç çekişim bu yüzden İnadına suskundum oysa.. İnadına vurgun.. Geç uslandım.. Sen göremedin ama.. Altı mosmor gözlerimle ıslandım.. En çok istavriti severdin Sıkıp limonu maydanoza Şaraba vururdun hani Eski bir kasette bizim şarkımız alıp götürürdü seni Salaş meyhanelerde ve kumsallardaki ayak izlerinde Kırılan hayallerim, Ümitlerim Ve seni bekleyişlerim her yağmur akşamında.. Daha bir mutluyduk o günler.. Herşeye rağmen özgürdük.. Kitap alacak paramız olmasada Ucuz tütün içsekte Pahalıydı düşlerimiz.. Ne kadar çok isterdim şimdi bu şarkımı duymanı Kanayan bir gül misali Saçlarına taktığım Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemani Ki her notası hayatla yüzleşmenin ve ödeşmenin katranı Hatırlarmısın parasız kalmıştık da bir gün Kardeşinin kumbarasını boşaltıp konsere gitmiştik.. İmzasını almıştık sevdiğimiz sanatçının Birlikte fotoğraf çektirmiştik Bir şişe gazozu Ve bir kaşarlı tostu bölüşmüştük Hey gidi günler hey.. Az mı şiir yazdık ders kitaplarına Otobüse biletsiz mi binmedik Komayamı girmedik her beşiktaş maçında Şimdi hastahane akşamının yorgun penceresin de Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık Ne kemanım var yanımda Ne de sen varsın.. Mevsimlerden hüzün Aylardan pişmanlık ve karanlık.. Sen ki bu mektubu saklayacaksın.. Öpüp öpüp koklayacaksın belki.. Ve artık gelmeyeceğimi bile bile bekleyeceksin.. Ah benim eski türküm.. Ah benim hazin öyküm.. Yanlışım.. Yanılışım.. Seni hiç üzer miyim.. Ben bu mektubu defalarca yazmış, Defalarca yakmışım..! January 16 HERŞEY SENDE GİZLİ
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|